Cumhuriyet'in Ayağı çıplak çocukları.


Yarın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı.Ellerinde bayraklarla çocuklar 87.yılını kutlayacaklar Cumhuriyet'in.Şu kalabalık sınıflara sıkıştırılan,ayağında ayakkabısı olmayan çocuklar.




Akşam haberlerinde ülkem zenginlerinden birinin araba koleksiyonunu haber yapmışlar.Arabalarda araba hani..750 bin euroluk mu ararsın, 3 milyonluk mu(eski para ile 3trilyon).Bu zengin beyimizde Cumhuriyet çocuğu,hani şu ayağında ayakkabısı olmayan çocukların neşeyle kutladığı Cumhuriyet'in çocuğu.




Tam burada ağzım açık kalmış....




Yanımdaki arkadaş sesleniyor,bir an için sesli düşünüyorum.Ağzımdan şu sözcükler kaçıyor;-Peki biz o.. çocuğumuyuz bizde Cumhuriyet çocuğuyuz-.




Küçük bir anı geliyor aklıma...




Lise sıralarındayım.Yanımda oturan arkadaşımla hararetli bir tartışma içindeyiz.Arkadaşım rahatsız Cumhuriyet'in ona kazandırdıklarından.Ben;ateşli bir şekilde Cumhuriyeti savunuyorum.Atatürk diyorum,laiklik,özgürüz falan.. arkadaş hiç umursamıyor.Kaptırmışım kendimi konuşmanın bir yerinde "Fethullah Gülen" denen zıpcıktıya sallıyorum küfürü(Arkadaş onun tatrikattan.).Küçük bir sessizlik ve sonrasında kin dolu gözlerle bir bakış atıyor.-Bir gün gelecek karşı karşıya kalacağız ve senden bu sözlerinin hesabını soracağım.O gün geldiğinde seni ve senin gibileri kurtaran olmıyacak- diye bir tehdit savuruyor.




Haberlere devam...




Müslüm Gündüz denen şarlatan tekrar çıkmış ortaya.14 yıl sonra çok şükür diyor;-Artık var olan rejimin sonu gelmiştir.Uzun geceler süren uğraşlar sonucu bunu başardık.Bugün artık rejim karşımızda zayıf düşmüş haldedir-.




Tüylerim diken diken oluyor,olduğum yerde irkiliyorum.Zihnim çok karıştı,toparlamaya çalışıyorum.Cumhuriyet çocuğu olan zengin ve arabaları,arkadaşımın yıllar öncesinden kalma sözleri,Müslüm Gündüz şarlatanının Cumhuriyet için sarfettiği sözler.Diğer taraftada coşku ile bayram kutlayacak olan ayakkabısız çocuklar.




Tekrar sesli düşünüyorum;Acaba Cumhuriyet çocuğu o zengin bunları dikkate alıyor mu?Arkadaşım gibi düşünenler Müslüm Gündüz gibilerinin arkasında saf tutmuş biz Cumhuriyet'in O...çocuklarını katlederken,acaba o zengin arabalarıyla hangi Avrupa ülkesinde dolaşıyor olacak.


Kulaklarım yankılanıyor.Uzaktan gelen bir ses;"Ayağı çıplak çocuklar" -Yaşasın Cumhuriyet- diye bağırıyorlar.




Yaşasın Cumhuriyet...




M.Keskin

Kiss me Zombie ve sexi ürün tanıtım reklamı







Fransız takı üreticisi  Kiss Me Zombie ürettiği son sezon ürünlerini video ile tanıttı. 2 dk.lık süper sexi aksesuar tanıtımı kızlardan çok erkeklere hitap ediyor gibi. Çok yaratıcı bir reklam çalışması olduğu aşikar bize de izlemek düşüyor

Nasreddin Hoca'dan Öğütler




Sivri zekasıyla ün salan bilgin kişi Nasreddin hocanın dijital çağa uyarlanmasıyla güzel eserler ortaya çıkmış  Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü ve Universidad Europea de Madrid’de eğitimini tamamlayan, Ergin Doğanay devralmış. Ergin doğanay grafik tasarım, ambalaj ve tipografi çalışmaları  nı bu adreste sergiliyor







Değişik kapan tasarımlı gezi dergisi : Knack Weekend

Gezi dergilerinin amaçlarından biri de insanı gezmeye teşvik etmektir. Çoğu derginin kapağı bunu sağlamıyor, bir aile fotoğrafı ya da orayı tanıtan 1 tane fotoğraftan oluşuyor. Ama bu dergi kapağı bambaşka... İllüstrasyonlarla oluşturulmuş kapağıyla övgüyü hak ediyor. Hani ilkokul kitaplarımızın arkasında turizm haritaları vardı. Akşehirde Nasrettin hoca ve eşeği, Nemrutta Kommagene heykelleri vardı bu haritada. İşte bu dergi de bunun biraz daha güncellenmiş modern halde ülkeyi kapsayan gezmeye isteği uyandıran bir kapağa sahip. Sanırım İzmir için böyle bir kapak yapılabilir ve çok güzel olacağına inanıyorum.

İzlanda
Fransa

Yunanistan

bu ne şimdi??

Daha dün sen değilmiydin sokaklarda yalın ayak dolaşan?? Ne zaman düştün kavgaya da üstün başın kan revan,bitap durumdasın.Böyle seslenmek hoşuma gidiyor kendi kendime.Köyün delisi misali, kendimi bazen ayna karşısın da konuşurken buluyorum.Eskiden derdim...eskiden dediğim lise döneminde.Şu üniversiteye bir başlasam ahh neler olacak.Ee başladım(afedersiniz ama)bi bok olmadı.Daha hala Fatih İstanbul'u fetih etmeye çalışırken,Mustafa Kemal Samsun'a çıkıyor.

Dün lisedeyim derken bugün üniversite son sınıfa geçmiş bulunmaktayım.Zaman denen ömür hırsızı ne çabuk geldi geçti hiç anlamadım.Şimdi aldı bir kpss telaşı.Aynı lise dönemi sanki..sadece sınavın ismi farklı.O gün öss,bugün kpss yani yesede yemesede:))Her yıl yapılan milyarlarca masraf sonrası annelerden şu sözcük çıkıyor.-Bizim çocuk öğretmenlik okudu ama ne yapsın,pazarda domates biber satıyor-.

Sözün utandırıcılığı yetiyor.

Aslına bakarsanız sarhoş kafa ile de bu kadar yazı çıkıyor.Beğenen okusun,beğenmeyen iyisini kendi yazsın.Sizin anlayacağınız canım kardeşlerim işimiz yarım takla bir baklaya kaldı.Yarım fatiha ile namaz kılan tarikatcılar kpss sorularını çalar.Gariban çocuklar Allahın rızıkı der pazarcılık yapar...

M.Keskin

AŞK




Basit bir kelime, karşılamıyor sana olan duygularımı. sana duyduğum hislerin yanında içi boş, köhne bir oda gibi kalıyor bu kelime. peki ya "sevgi"... yok yok bu kadar basit olmamalı duygularım bunu kabul edemem.

Değeri bilinmeyen bir resim ve ya beste gibi oluyor bu kelimelerle anlatılınca aşk. Gözbebeğim gibi koruduğum, değer verdiğim eserimi aşk, sevgi gibi ucuz kelimelere veremem..

Aslında öyle birşey ki, hiç vapura binmemiş bir çocuğun güverteye ayağını bastığı an gibi, heyecanlı, bilinmez , anlam verilemeyen bir duygu. Son parasıyla aldığı simidi aç gözlerle bakan köpekle paylaşan adamın temiz ve karşılık beklemeyen kalbi gibi.

Eğer uygun kelime aşksa, kapalı kalmamalı belli kalıplar içine. Aşk heryerde, senin dokunduğun, baktığın, sevdiğin herşeyde. yani fazlasıyla bende...

Yine de anlatmak zor, yazmak zor, sözcükler bukadar mı anlamsız kalır bu duygularımın yanında. Sözcükler hazırlanırken aşkı eşsiz biçimde tarif etmeye, sana olan duygularımı hesap edememişler sevgilim. Neyse ki gözlerimiz var, dokunuşlarımız var. eğer sen de inanıyorsan kelimelerin yetersiz olduğuna şimdi gözlerime bak orada ki seni gör ve ruhunu ruhuma katıcak olan o öpücüğümü ver...

sağ sarımsak sol soğan




şimdi hacım "sağ elimde sarımsk sol elimde soğan" diye bi sik var. sağı solu öğretmk için söylüyolr bunu bebelere. fakat ne işe yarıyo bu? tamam sağ sarımsak sol soğan ama sağ ne taraf? okula gittn misal sıraya girdn hoca dedi ki "sağa dön!" sağ sarımsak sol soğan bunu biliyosn ama ne taraf sağ? ne tarafa dönücn? böyle öğrenilr mi lan sağ sol? mal mısınz? sarımskla soğanla mı gezick bu çocuk? akıllı olun elleri falan kokar. ayrıca ne işi olur çocuğn sarımsakla soğanla?!

böyle şeylerle gelmeyn bana! göster aha de sağ bu taraf sol bu taraf. unutursa bi daha söyle. vur kafasına. kafası güzel zaten bebenin. sarımsakla soğanla uğraştrma çocuğu.

otobüs şeysi



otobüs yolculuğu sırasnda,az dolu otobüste ayakta kalanlarn mutsuzluğu en kötüsü... otobüs hıncahınc doluykn oturan kişi kendisni şanslı hissederkn; az dolu otobuste ayakta kalann hissiyatı bambaşka(gözünü sevdiğimn insan psikolojisi

yer verme olayı var şimdi, yaşlı bir insana yer verdinz geçti oturdu sorun yok ama inatla oturmayn genelde amcalar,bazı bazı teyzelr var ki o en beteri.. gel dersin gelmez , ayaklanmışssndır 'otur sen evladım' der ama ok yaydan çıkmıştr bir kere kalkıldı mı olay mahalli olan koltuktan mümkün olduğunca uzaklaştn, uzaklaştn yok uzaklaşamadn paronayakça saçma hareketler sergilemeye başlarsn istersin ki herkes senin koltuğna oturmak istesin yaptığın fedakarlık karşılk bulsun

ters oturamayn teyzeler diğer bir otobüs insanı türüdür.yer verirsn yok ben ters oturamam eee sen otur ben otobusu geri geri sürerim a.q.

otobüs yolculuklarınn en zevkli yanı kız kesme faslıdr.memeli falan canlı bakacaksın sonuçta..

fordcular vardı eskidn ne oldu onlara bak... toplum olarak toplucna bi bilinçlnme geçirdikte bu insanları küstürdk, üzdük mü?

her ortalama türk erkeğinn ''hatun geldi kendi dayadı, ben kaçtıkça o dayadı en son baktm istiyo'' şeklnde hikayesi olan en az 1 en fazla 8 arkadşı mevcuttr.

"şöfor bey arka kapıyı açar mısını ?" lafınn concorde misali ses hızıyla gitmesi gerekrken orta kapı civarnda boğuklaşıp kaybolmasıdr beni en çok hüzünlendren..

"düğmeye basar mısınz?" var bir de basmam de bak nasıl bozuluyrlar ama eğlencli

bi de eskden bilet varken çok zevkliydi ulaşım,kırtasiyeden aldığn el işi kağıdnı bilet şeklinde kullanan arkadaşlarm vardı benim,

tabi uyurken bacak bacak üstüne atan arkadaşlarımda vardı ama konumuz o deil o yüzden bacak mevzusunu başka yazımızda paylaşıcam...

ömür gedik bir yazım hakkında yorumda bulunursa muhtemelen şu olur : "çok şeker bi yazı olmuş ya böyle şeker gibi çok güzel, çok şeker ya çok şeker..."


hepinizi kucak dolu sevgiyle kucaklıyorum...