sinek savar


fatih insanıyla yolda yürürken sinek ilaçlama arabasının yıllardır duymadığım sesini duydum. gayrı ihtyari sağa-sola bakındm, bi baktm yan sokaktan geliyr bembeyaz...

arkadasındn koşasım geldi ama fatihten çekindm, delirdiğimi zannetmesni/anlamasnı istemedm ama bi baktm o da gebeş gebeş bana bakyor.

s.kerler yhaaaa dedim başladm koşmaya. fatihte yanımda hebele hebele diye koşuyor. sinek ilaçlama arabasını, el ele tutuşarak 5 dakika kovaladıktan sonra nefes nefese çimlere uzanıp birer sigara yaktık.

fatih göğsüme yatıp gözlerini kapatmıştı ki usulca kulağına fısıldadım:
-pişman mısın bebeyim?
-asla!! şimdi geçse yine kovalarm

allahtan o günden sonra, ne sinek ilaçlama aracı ne de fatihi gördüm...

Artık Her Şey Mümkün!!!

Coca cola lamborghini bilmem ne bilmem ne veriyormuş :D upuzun adı var :D yolda kız durdurup markası ne bu arabanın dese söyleyene kadar başkası kapacak kızı :D
Neyse sadede gelelim www.artikherseymumkun.com adresinden kızlara araba yıkatabiliyorsunuz. Çok güzel yıkıyorlar bunlardan bizim buradaki oto yıkamada da görmek istiyorum :D ekrana sıçrayan köpükleri silerek daha fazla detay yakalayabilirsiniz. Size puan veriyor sildikçe.. bu da benim puanım

Tanrı öldü Biz öldürdük...


"Tanrı öldü.""Onu biz öldürdük."Böyle sesleniyordu Nietzsche.Evet doğru tanrı öldü,onu biz öldürdük.Ama Nietzsche bir yerde yanılıyor.Bizler tanrıyı doğrudan değil,dolaylı yollardan öldürdük.Bizler tanrıyı var eden unsurları yok ettik.İnsanı öldürdük biz,aşkı yok ettik.Vicdanı kaldırdık ortadan,yardımı yok ettik biz...


Belki de tarihin hiçbir zamanında olmadığı kadar hoyratça davrandık.Talan ettik doğayı,gözümüzü bile kırpmadan yok ettik canlı türlerini.Üstlerine görkemli gökdelenleri dikerek kıydık ağaçlara.Koca koca adamların gazete köşelerinde yazdıkları ile yok ettik.En sevdiğimiz yazardan en nefret ettiğimize kadar her biri eksiksiz aynı günahı işledi.Beraber el birliği ile yok ettiler tanrıyı.Ülkemin topraklarında öldürülen kız çocuklarıyla beraber yok edildi tanrı.Öldürdük "O"nu. Bir şey bilmez geri zekalı siyasetçilerle birlik olduk öldürdük tanrıyı.Sağcısından solcusuna her birimiz eşitçe paylaştık suçu,cinayete ortak olduk.


Kahrolası amerika yere batası medeniyeti ile öldürdü tanrıyı.Kurşuna dizdiği Irak'lılarla,bir bilgisayar oyunuymuş edasıyla katlettiği Afganlı'larla öldürdü tanrıyı.Afrika'da son verdi avrupa tanrının varlığına.Zenci kölelerin kara etlerinde parçalara ayırdı tanrıyı,kadınların dolgun göğüslerinde ırzına geçti onun öldürdü tanrıyı.


İnsana güveni öldürdü bu düzen.Medeniyet denen palavralar altında çalındı esmer yüzlü çocukların düşleri.Genç kızlara,genç erkeklere aşkı unutturdu...Yaşlılara azraile inat edercesine  ölüme direnmeyi unutturdu...Parayla öldürdü tanrıyı bu düzen.


Dindarların yıkılası kiliselerinde,yok olası camilerinde öldürüldü tanrı.Barış,kardeşlik en çok da yine tanrı adına öldürüldü tanrı.


Genç yaşta parasızlıktan intihar eden Semih'le beraber,bir hiç uğruna dağlara çıkan çocuklarla,bu kahrolası kapitalizmle öldürdük tanrıyı.Asya'da,Afrika'da açlıktan ölen insanlarla,Irak'ta,Afganistan da patlayan bombalarla öldürdük onu.Evet tanrı öldü.Onu biz öldürdük.Ama doğrudan değil,dolaylı yollarla.İnsanı,aşkı,sevgiyi yok ederek son verdik tanrıya....


M.KESKİN..

İzmir Yastık Savaşı

  
Güzel ve öncü şehirlerimizden birinde yine çok güzel bir etkinlik oldu :) İzmirimizde uluslararası yastık savaşları gününde (3 nisan) çok eğlenceli bir yastık savaşı oldu. Boş zamanı olan, eğlenmek isteyen, yaşlı genç ayrımı olmaksızın herkes bu etkinliğe katıldı :))

   Basında çıkan haberlerin aksine hiçbir taşkınlık olmadı... Kavga eden kimse görülmedi, yastıklara taş kondu dedikoları yalan çıktı.. Güzel İzmirin medeni insanları yine tüm Türkiyeye insanlık ve ahlak dersi verdi. Yurt dışında bu etkinliklerin çok güzel olduğu ve ülkemizde olamayacağını düşünen ve söyleyen insanlara bunu yedirdi resmen. Gelişmiş ülkelerin şehirleri standardında olan İzmirde her türlü güzel organizasyonun olabileceğini düşünüyorum.

    Peki etkinlik nasıl başladı neler oldu sorularına gelecek olursak. Etkinlik amerikan futbolu takımının gösterisiyle başladı. Sonra takımlara ayrılmış yastık savaşçıları birbirlerine yastıklarla vurmaya başladı :)) Çıplaklar, doktorlar, kravatlılar vardı ve  ayrıca picheus takımı sitemizi temsil etti.

Bu güzel etkinliği belgelemek için bir çok fotoğrafçı buradaydı. İzmir foto club ekibi de buradaydı. Sitelerine buradan ulaşabilirsiniz.

Etkinliğin facebook grubuna buradan ulaşabilirsiniz. Etkinlikten bazı fotoğraflar:

 bu da picheuslar adına gamsız şirin yastığı :)
 Eros ve halkı
İzmirin Güzel Kızları :)

Hayal Gücü


Nazım'ın "Memleketimden İnsan Manzaraları" adlı yapıtını okuduğum zaman on beş yaşındaydım.Kimine göre çok erken bir yaştır bu,kimine göre geç bile kalmışımdır...ama ne önemi var ben vaktinde okumuşum.


"O" anda ve sonrasında insan demenin et ve kemik demek olmadığını,insan denen varlığın duyguları,hayalleride barındırdığını kavradım.


Gün içersinde tanış olduğum onlarca insan bilirim.Yolda,otobüste,okulda karşılaşılan insanlar.Kim bilebilir onların aklından neler geçiyor o anda.Orada olmak tek isteğimi?Bir kişi bile olsa zoraki gelmiş olamaz mı oraya.Neler neler geçiriyordur içinden,oyun parkı mı dersin,piknik alanları mı?Yoksa evinde uzanıp yatma isteği mi?Bilemeyiz ama şu kesindir ki; bazen eli mahkumdur insanın.


Mantar arasında kendini tasvir etmiş ve "hayal gücüm" diye adlandırmış arkadaşım.Saçma bulmadım desem yalan olur ilk başta, sonra düşündüm de ne kadar yaratıcı.Benim "hayal gücüm" nasıldır diye merak ettim ve düşündüm bir süre...orataya hiçbir şey çıkaramadım.


Ne güzel bir hayal gücüymüş "o".Arkadaşım o tasvir ile kendisini ne kadar da özel bir insan kılmıştı.Ben yapamadım fakat biliyorum ki yapan birçok insan var.Olduğunun dışına çıkmayı başaran,mutluluğu yakalamaya çalışan hatta kimi zaman yakalayan yürekli onlarca insan var.


"Sistem"içine hapsolmaktan kurtulmaya çabalayan,yaşam kaynaklarını bulmayı isteyen, etrafına hayat enerjisi saçan insanlar dolu etraf.Tüm bunlar için işte "hayal gücü" lazım bizlere.Kokuşmuşluktan,köhne yaşantıdan uzaklaşmak için gerekli hayaller...İyiye,güzele varabilmek için,mutluluğu gözle bile görünür kılabilmek için lazım hayaller.


Nazım ile başladık söze Nazım ile bitirmek isterim.Bir şiirinde "Usta" şöyle sesleniyor:türkülerimizi söyletmiyorlar bize/korkuyorlar robson şafaktan korkuyorlar/görmekten,duymaktan,dokunmaktan korkuyorlar....


Korkanlara inat hayallerimizi kuralım ve onları yaşatalım.Nazım'ın da dediği gibi söyleyelim "türkülerimizi" dostlar.


Orcun'a TEŞEKKÜR....


M.KESKİN...

Şimdi de Reklamlar



FedEx Kinkos Office Products



Clorets


Condom Shop



FreshLife


Nivea



Glassex Cleaner


Snickers



Kill Bill 2



M&Ms


Sharpie


Pepsi Twist


Nivea Calcium Power


No Tobacco Day


MSNBC


PSP


Heineken Jammin Festival


WMF Knives


Dodge


Greenpeace


WWF