Yiğit Özgür'den erotik bir hikaye


adım tahsin yolbeyli, 23 yaşındayım. bu yaz tatlilinde komşumuz ayfer ablayla yaşadığım macerayı sizinle paylaşmak istiyorum... ayfer abla iki yıl önce kocasıyla birlikte apartmanımıza taşınmıştı... ve ben, o günden beri onun için çıldırıyordum... ayfer abla 32 yaşında 1.65 boylarında beyaz tenli enfes bir kadındı...
kocası ümran abi 39 yaşında 1.85 boyunda atletik yapılı, yanık tenli, nefis bir adamdı... ama konumuz o değil, konumuz ayfer abla...
ayfer abla sürekli giydiği askılı bluz ve mini etekle aklımı başımdan alıyordu. bir gün dayanamayıp kendisine açıldım...
-ayfer abla sürekli niye aynı şeyleri giyiyon?insan kokar yav...
-yıkıyoruz herhalde...
aradan günler geçti... o gün başıma geleceklerden habersiz, semtimizin bakkalı ismet abiyle sohbet ediyordum... ismet abi 43 yaşında 1.50 boylarında buğday tenli, buğday gibi bi adamdı...oldukça atletik bi gülümsemesi vardı... konumuz ayfer abla olduğu için onu da es geçiyoruz...
ben bakkaldayken içeri ayfer abla girdi...üzerinde vücut hatlarını belli eden bir tişört vardı... nereye gittiğini sorunca köpeği muffy'yi gezmeye çıkarttığını söyledi...
muffy 1,5 yaşında, 40-45 santim boylarında enfes bir köpekti... ipek gibi tüyleri... amaan, ayfer ablaya geçiyorum...
ayfer abla beş on dakika muffy'ye göz kulak olabilir miyim diye sordu. hemen kabul ettim tabi... eğilip köpeğinin tasmasını takarken gözlerime inanamadım... sütyen giymemişti!!!
aklımı kaybedecek gibi oldum... elim ayağım birbirine dolanmıştı... sonra ayfer abla muffy'yi bırakıp gitti... o gidince hayvan huysuzlandı... havlamaya başladı... sakinleştireyim diye kucağıma alınca gözlerime inanamadım... sütyen giymemişti!!!
hemen ismet abiyi kontrol ettim. o da sütyen giymemişti!!! peki kimdi bu sütyeni giyen?!... tanrım yoksa...
aman allahım ben giymiştim! hem de annemin sütyenini giymiştim! hatırlıyorum annem bu sütyeni tuhafiyeci erhan'dan almıştı...

tuhafiyeci erhan 1.75 boylarında, kumral... lan ben bu sütyeni nasıl giydim lan?!.
hemen sütyeni çıkarıp muffy'ye taktım. muffy çıkarıp, ismet abiye attı... ismet abi de dolgun kalçalarını sergileyerek sütyeni tezgahın altına sakladı...
o esnada ayfer abla içeri girdi!.. üzerinde vücut hatlarını gösteren bi gömlek vardı... hani tişört vardı, gömleği ne zaman giydin diye sorduk... tuhafiyeci erhan'a uğradım ondan aldım dedi...
tuhafiyeci erhan 1.75 boylarında, kumral. bi dakka noluyo lan orda? vay şerefsizler!!
-git lan! git!..
işte böyle.. artık muffy, ben ve ismet abi her gün buluşup sevişiyoruz...hayat bizim için çok daha renkli oldu. öyle değil mi ismet abi?
-harbiden dolgun mu lan kalçalarım

taksim ruhu



dün bu saatlerde benim çok sevdiğim kardeşim mehmet keskin'in 7 yaşından beri her 1 Mayıs'ta önüne gelip slogan attığı taksim meydanında ki heykelin önündeydim. O'nun her yıl yaşadığı, hissettiği duyguları bir kaç saniyeliğine de olsa gözlerimi kapatarak hissetmek istedim. ve gözlerimi kapatıp tüm gürültülere kulağımı tıkadım . tam o ruhu yakalayacağımı sandığım biranda pantolonumda bir sıcaklık hissettim. gözlerimi açtığımda o dehşet verici görüntüyle karşılaştım. mehmet keskin'in korkusuyla bizzat yüzleşmiştim çünkü. ve o an anladım ki mehmet korkmakta hiçte haksız değildi. gerçi benim ki, korkudan çok şaşırma ve iğrenme duygusuydu. başıma gelen şeyin bir köpek tarafından pantolonuma işenmesi suretiyle bacağıma gelen sıcaklık idi. evet hissedebildiğim şey ne devrim ne özgürlük ne de bunlarla kardeş bir kavramdı. hissettiğim şey tam olarak köpeklerden ne kadar nefret ettiğimdi. mehmedim artık iyice bağlandım sana ben de senin gibi köpekleri sevmiyorum... gözlerinden öperim..

sinek savar


fatih insanıyla yolda yürürken sinek ilaçlama arabasının yıllardır duymadığım sesini duydum. gayrı ihtyari sağa-sola bakındm, bi baktm yan sokaktan geliyr bembeyaz...

arkadasındn koşasım geldi ama fatihten çekindm, delirdiğimi zannetmesni/anlamasnı istemedm ama bi baktm o da gebeş gebeş bana bakyor.

s.kerler yhaaaa dedim başladm koşmaya. fatihte yanımda hebele hebele diye koşuyor. sinek ilaçlama arabasını, el ele tutuşarak 5 dakika kovaladıktan sonra nefes nefese çimlere uzanıp birer sigara yaktık.

fatih göğsüme yatıp gözlerini kapatmıştı ki usulca kulağına fısıldadım:
-pişman mısın bebeyim?
-asla!! şimdi geçse yine kovalarm

allahtan o günden sonra, ne sinek ilaçlama aracı ne de fatihi gördüm...

Artık Her Şey Mümkün!!!

Coca cola lamborghini bilmem ne bilmem ne veriyormuş :D upuzun adı var :D yolda kız durdurup markası ne bu arabanın dese söyleyene kadar başkası kapacak kızı :D
Neyse sadede gelelim www.artikherseymumkun.com adresinden kızlara araba yıkatabiliyorsunuz. Çok güzel yıkıyorlar bunlardan bizim buradaki oto yıkamada da görmek istiyorum :D ekrana sıçrayan köpükleri silerek daha fazla detay yakalayabilirsiniz. Size puan veriyor sildikçe.. bu da benim puanım

Tanrı öldü Biz öldürdük...


"Tanrı öldü.""Onu biz öldürdük."Böyle sesleniyordu Nietzsche.Evet doğru tanrı öldü,onu biz öldürdük.Ama Nietzsche bir yerde yanılıyor.Bizler tanrıyı doğrudan değil,dolaylı yollardan öldürdük.Bizler tanrıyı var eden unsurları yok ettik.İnsanı öldürdük biz,aşkı yok ettik.Vicdanı kaldırdık ortadan,yardımı yok ettik biz...


Belki de tarihin hiçbir zamanında olmadığı kadar hoyratça davrandık.Talan ettik doğayı,gözümüzü bile kırpmadan yok ettik canlı türlerini.Üstlerine görkemli gökdelenleri dikerek kıydık ağaçlara.Koca koca adamların gazete köşelerinde yazdıkları ile yok ettik.En sevdiğimiz yazardan en nefret ettiğimize kadar her biri eksiksiz aynı günahı işledi.Beraber el birliği ile yok ettiler tanrıyı.Ülkemin topraklarında öldürülen kız çocuklarıyla beraber yok edildi tanrı.Öldürdük "O"nu. Bir şey bilmez geri zekalı siyasetçilerle birlik olduk öldürdük tanrıyı.Sağcısından solcusuna her birimiz eşitçe paylaştık suçu,cinayete ortak olduk.


Kahrolası amerika yere batası medeniyeti ile öldürdü tanrıyı.Kurşuna dizdiği Irak'lılarla,bir bilgisayar oyunuymuş edasıyla katlettiği Afganlı'larla öldürdü tanrıyı.Afrika'da son verdi avrupa tanrının varlığına.Zenci kölelerin kara etlerinde parçalara ayırdı tanrıyı,kadınların dolgun göğüslerinde ırzına geçti onun öldürdü tanrıyı.


İnsana güveni öldürdü bu düzen.Medeniyet denen palavralar altında çalındı esmer yüzlü çocukların düşleri.Genç kızlara,genç erkeklere aşkı unutturdu...Yaşlılara azraile inat edercesine  ölüme direnmeyi unutturdu...Parayla öldürdü tanrıyı bu düzen.


Dindarların yıkılası kiliselerinde,yok olası camilerinde öldürüldü tanrı.Barış,kardeşlik en çok da yine tanrı adına öldürüldü tanrı.


Genç yaşta parasızlıktan intihar eden Semih'le beraber,bir hiç uğruna dağlara çıkan çocuklarla,bu kahrolası kapitalizmle öldürdük tanrıyı.Asya'da,Afrika'da açlıktan ölen insanlarla,Irak'ta,Afganistan da patlayan bombalarla öldürdük onu.Evet tanrı öldü.Onu biz öldürdük.Ama doğrudan değil,dolaylı yollarla.İnsanı,aşkı,sevgiyi yok ederek son verdik tanrıya....


M.KESKİN..

İzmir Yastık Savaşı

  
Güzel ve öncü şehirlerimizden birinde yine çok güzel bir etkinlik oldu :) İzmirimizde uluslararası yastık savaşları gününde (3 nisan) çok eğlenceli bir yastık savaşı oldu. Boş zamanı olan, eğlenmek isteyen, yaşlı genç ayrımı olmaksızın herkes bu etkinliğe katıldı :))

   Basında çıkan haberlerin aksine hiçbir taşkınlık olmadı... Kavga eden kimse görülmedi, yastıklara taş kondu dedikoları yalan çıktı.. Güzel İzmirin medeni insanları yine tüm Türkiyeye insanlık ve ahlak dersi verdi. Yurt dışında bu etkinliklerin çok güzel olduğu ve ülkemizde olamayacağını düşünen ve söyleyen insanlara bunu yedirdi resmen. Gelişmiş ülkelerin şehirleri standardında olan İzmirde her türlü güzel organizasyonun olabileceğini düşünüyorum.

    Peki etkinlik nasıl başladı neler oldu sorularına gelecek olursak. Etkinlik amerikan futbolu takımının gösterisiyle başladı. Sonra takımlara ayrılmış yastık savaşçıları birbirlerine yastıklarla vurmaya başladı :)) Çıplaklar, doktorlar, kravatlılar vardı ve  ayrıca picheus takımı sitemizi temsil etti.

Bu güzel etkinliği belgelemek için bir çok fotoğrafçı buradaydı. İzmir foto club ekibi de buradaydı. Sitelerine buradan ulaşabilirsiniz.

Etkinliğin facebook grubuna buradan ulaşabilirsiniz. Etkinlikten bazı fotoğraflar:

 bu da picheuslar adına gamsız şirin yastığı :)
 Eros ve halkı
İzmirin Güzel Kızları :)