6 MAYIS'TA
SEVGİLİM!!
Ne garip şu dünya.
Zamanın bir anında:
Fidanlar kırılıp,
güller solmuş 6 Mayıs'ta
'O iyi insanlar,
O güzel atlara binip gittiler.' *
yazmış kitaplarda.
Sonra;
Yine bir 6 Mayıs'ta.
Güneş yüzünü göstermiş.
Umut çiçek vermiş.
Dünya;
Cıvıl cıvıl bir bahçe
İçinde;papatya,ebruli
Sevgi yeşermiş yeryüzünde.
Yani; rüya gibi.
Güller açmış 6 Mayıs'ta.

                           MEHMET KESKİN

*'YAŞAR KEMAL'
                       

olur öyle

Geçenlerde ney farkettim. Şimdi hepimizin tc kimlik no’sunu kodlama biçimi var. Mesela ben sayıları çifter çifter söylüyorum.onyedi otuzüç seksenyedi yirmiiki bıdı bıdı gibi.

Mesela sen bunu söylüyorsun, sonra karşı taraf doğruluğunu teyit etmek için sana tekrar söylüyor ama kodlamayı değiştiriyor. Mesela yüzyetmişüç üçyüzseksenyedi.. gibi. 3 basamaklı sayılar şeklinde söylüyor. Ve sen bunu duyduğunda afallıyorsun resmen. Binlerce kez söylediğin şeye yabancılık çekiyorsun. İşte bunların hepsi neyden oluyor biliyor musun? Ben bilmiyorum açıkçası. Tespiti yaptım, burada bırakıyorum. Teşekkürler. Dur lan acaba beyin lobunun şu ön kısmınd… Yok yok o değil. Teşekkürler.

yıl 2012 daha yeni farkedip yayınlıyorum

son zamnlarda birşey yapmamak için birşey yapmıyorum. böyle miskinliğin dibine vurup, öyle bütün gün malak gibi yatmayı en büyük hobim haline getirmeyi istiyorum. başladım bunu gerçekleştirmeye. yatıyorum bi yere miskin misnkin uzanıyorum. hiçbirşey için gram enerji harcamıyorum. öyle ki elimle ve ya ayağımla uzanamayacağım eşyalara ihtiyacım yokmuş gibi davranıyorum.

yanlış anlamayın depresyon hali değil bu çünkü kasıtlı yapıyorum bunu. niye mi ? manyağım da ondan. manyağım evet hangi sıradan insan dinlediği şarkılarda ki mantık hatalarını arar ki. evet bir sürü şarkı var böyle.

Fettahcan'ında dediği gibi "boş bardak birgün taşar " yine çok mantıklı konuşmuş adamım be.

Gülben ergen de "ya benimsin ya elin " diyerek müzüik dünyasında çığır açan sanatçılarımızdan.

ama bu demek değildir ki şarkılara kaptırmıyorum kendimi mesela Sezen Aksu'un " Vay" şarkısını her dinlediğimde kendimi " vay aq" diye eşilik ederken buluyorum.

"Bak ne diyorum? Gizlemiyorum. Sensiz yaşamak zor geliyor bana..." Lan bu şarkıyı 'Rafet El Roman'laşmadan söyleyemiyorum bir türlü...
ama yine de biraz "belki de şarjın bitti ya da biz bittik" diyen Kenan Doğolu rahatlığından istiyorum.



son zamanlarda boş vakitlerimin içinden çaldığım zamanlarda kendimle ilgileniyorum. saçıma değişik şekiller veriyorum , sakalımla oynuyorum filan ( evet sakalım okutulacak kadar uzadı ) , sonra içten içe diğer erkeklerden özür dilemeden edemiyorum. çünkü Mehmet Günsür , Feriha daki Emir ve ben gibilerin erkeklerin çan eğrisini yükselttiğimizin farkındayım. kusura bakmayın gençlik . şimdi kendimi gereksiz yere övdüğümü düşünebilirsiniz, tamam çan eğrisini yükselttiğim de tartışılabilir ama bazı erkeklerin de düşürdüğünü tartışmaya gerek bile duymuyorum . öyle ki bazılarına Fatmagül'ün abisinin ses tonuyla " canım yaa en fazla bu kadar mı onlunlaşabildin olsun olsun üzülme " demek istiyorum. ve böyle adamların yanın da öyle kızlar görüyorum ki gidip yanına " canım çok tatlıymış biraz sevsem ısırır mısın ? " diyip temiz bi dayak yemek istiyorum anca ciğerim soğur çünkü....



istanbul' da yeni yaşamaya başlamama rağmen hemen trafikten şikayet ederek ortama uyum sağladım. ilkokulda katılar ve sıvılar sıkıştırılamaz diyen fen bilgisi hocamın kolundan tutup metrobüse sokmak istiyorum. bakalım hala bu bilgi de ısrarcı olacak mı. Oğuz Atay'ın " Tutunamayanlar é adlı çok meşhur bi romanı vramış. olay otobüste geçiyor galiba çünkü geçen ben tutunamadım, fonda da Işın Karaca'dan tutunamadıııımmm şarkısı çalıyordu. çözüm çok basit aslında İsviçreli bilim adamlarını koy İstanbul trafiğine bak bakalım ertesi güne nasıl buluyorlar ışınlanmayı. onlarda bu birşeyler icat etme işini iyice savsakladılar zaten. yıl olmuş 2012 hala özlemeye bir çözüm bulamadılar. bari gidin ışınlanmayı bulun dimi, dört açılı diş fırçasını bi tarafımıza mı sokucaz çok afedersiniz. ışın kılıcını da biran önce bulun yani ben 70 yaşına geldikten sonra bulsanız neye yarar. evlendikten sonra zaten İsviçreye yerleşmeyi düşünüyorum çocuğum orda eğitim görsün hiçbirşey olmasa bile en azından bilim adamı olur....

Gülümse

hayatı bir yerinden yakaladığını düşünüyorsun.

her şey yoluna giriyor, gülüyorsun , eğleniyorsun

etrafa mutluluk pozları vermek eskisi kadar zor gelmiyor sana.

sonra yine bir durgunluk hissi...

 benim beraber gülmeyi özlediğim insanlar var
...

Bu Aralar

Bu aralar canım acıyor yazarken.

Nasıl mı!!

Kalemi her elime alışımda,

Adın kalbime batıyor.

Olur mu?? deme.

Oluyor.

Sen ve Ben..

Aynı kalmaz artık hiçbir şey..

Bugünden bir parça barındırmaz yarın.

Ne ben;ben olurum gayrı

Ne sen;sen olarak kalırsın.

Sen;

Düne sıkışmış bir anı olursun.

Ben;

Yarında yaşamaya devam ederim.

Sen;

Bugünde ölürsün.

Ben;

Şafağı yaran güneş gibi yarında doğarım.

Sen;

Belki sen olarak kalırsın.

Ben;

Ben olmam gayrı....

M.KESKİN...

Deneme

Bütün düşüncelerimi uyuttum.
Bir tek sen;
Unutulmaya ayak diriyorsun.
Zorla öğle uykusuna yatırılan,
Yaramaz çocuk misali.

Mehmet Keskin